Menü

Türkan Şoray

«MERHABALAR efendim,

«Beni tanıyanlar bilirler. Dünyada hoşlanmadığım şeylerin başında kendimden bahsetmek gelir. Ama şimdi buna mecburum.

«28 Haizran 1945’te İstanbul’da doğdum. Çocukluğum Fatih’te geçti. Orta halli bir aileydik. Kaydırak oynadığımız taş kaldırımlar, Ramazan aylarında heyecanla beklediğimiz top sesleri, İstanbul’u bir tül perde gibi saran akşamın gri rengi başlıbaşına bizi mutlu eden, küçük kalplerimizde sevinç çığlıkları attıran olaylardı. İlkokulda ayna nedir, bilmezdik. Aynanın hayatımızdaki önemini ortaokul sıralarında öğrendik. Topuklu ayakkabı giyen ablalarımıza imrenerek bakardık. Saçlarımızın örgüden kurtulacağı günleri isimlendiremediğimiz bir heyecanla bekler, geleceğin bize ışıklı, umutlu günler getirebileceğini de düşünüp, gülümserdik. İlkokuldayken dünyanın büyük bir kısmını öğretmenim kaplardı. Ondan daha iyi, ondan daha bilgili kimse olamayacağını sanır, büyüyünce onun gibi öğretmen olmayı düşünürdüm. Orta okulda mimarlık, doktorluk, avukatlık, hemşirelik gibi daha birçok mesleğin varlığını öğrendim. İçlerinde bana en cazip geleni doktorluktu. Arkadaşlarıma yardım etmeyi çok seviyordum. Ekmeğimi onlarla paylaşıyor, kalemi olmayan arkadaşıma kendi kalemimin yarısını verirken anlatılmaz bir haz duyuyordum. Arkadaşlarımın sevinciyle seviniyor, acılarına gözyaşlarımı ortak ederek onları teselliye çalışıyordum. Doktor olunca artık sadece arkadaşlarıma değil, bütün insanlara yardım edebilecektim. O zaman fakir hastalardan para almayacak, herkese bedava ilâçlar dağıtacaktım. Ortaokulun son sınıfına geldiğim günlerde o güne kadar hiç düşünmediğim bir meslek kafamdaki bütün planları altüst etti. Sinema artisti olmak bütün bu düşüncelerin üstüne çıktı.



«Sonra her şey bir «an» kadar kısa zamanda oldu, bitti. Annemle babam ayrıldılar, ben ‘Köyde Bir Kız Sevdim’ adlı ilk filmime başladım. O günlerin hayatımdaki yerini ve önemini daha iyi anlıyorum. O günler bir heyecan kasırgası içinde olmasam çok üzülürdüm tabii, ama heyecan ve muvaffak olamama korkusu bütün diğer düşünceleri geri planlara atmıştı. Sonra filimler filimleri izledi. Tatlı, tatsız birçok olaylar gelip geçti başımdan ve Fatihli Türkan, Türkan Şoray oldu…

«Kimdir Türkan Şoray? 1.67 boyunda, 66 kilo ağırlığında siyah saçlı, siyah gözlü bir kadındır. Renklerden maviyi sever, yazarlardan Steinbeck’le Zola’ya hayrandır. Çocukluğundan bu yana en sevdiği yemek kızarmış patates, nar gibi kızarmış kuru köftedir. Ona ‘Kraliçe’ deniyorsa bilir ki, bunun tek sebebi onu sinemada yıllardır ayakta tutan sevgili seyircileridir. Bu yüzden onlara karşı tepeden tırnağa kadar minnet duydukları içindedir. Yerli sinema yıldızlarından bir ayırım yapmaz Türkan Şoray. Tiyatro sanatçılarından Kenter Kardeşlere hayrandır. Yabancı yıldızlardan Faye Dunaway’ı, Marlon Brando’yu beğenir. Kedi ile köpeği çok sever. En sevdiği spor yüzmek, en nefret ettiği şey yalandır. 13 rakamının uğuruna, merdiven altından geçmenin uğursuzluğuna ve fala inanır. Aşırı derecede makyaj yapmaktan hiç hazzetmez, ama ‘Kadın her zaman güzel olmalıdır’ prensibini de aklından çıkarmaz. Kulüplerden Fenerbahçe’yi tutar, günün popüler Türk ve batı müziği parçalarını dinlemekten son derece hoşlanır. Çok yorgun olduğu zamanlar ise klasik müzik dinler…



«İşte efendim, halimi arzeylemeye çalıştım sizlere. Yeri gelmişken şunu bir daha söyliyeyim: Elle tutulacak kadar gerçek dostluk kokan, vefa kokan mektuplarınız bana güç veriyor, beni son derece mutlu kılıyor. 1958’den bu yana devam eden vefalı dostluğunuz için binlerce teşekkür hepinize. Saygı size, sevgi size, minnet size. Güzel günler, güzel duygular ve basarılar sizin olsun efendim…»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1971-tarihli-13-sayisi)

01.09.2020 18:44

Kategoriler:   Kim Bunlar

Yorumlar

  • Yayınlandı: 9 Şubat 2016 10:32

    Esen Hacıoğlu

    Türkan Şoray hayranlığım son derece fazla. Ne zaman bir haber görsem okurum. Adresing'te oldukça mevcut. Bu site çok güzel çocukluğum ve gençliğim de olan haberleri tekrar okumamı ve kolay erişebilmemi sağlıyor..
  • Yayınlandı: 14 Temmuz 2016 14:06

    Sevim Koç

    üstteki resme bakarmısınız o zamanlar baska turlu bir güzellik varmıs gözlerimi alamıyorum simdiki aktrislerle kıyaslamıyorum bile