Menü

Türkiye’nin Adamo’su Okyay

Eğer Adamo İstanbul Radyosu’nu dinlese, «Aşkımız Yazılsaydı Semaya» plağım duysa hop oturup hop kalkardı. «Ben bu plağı ne zaman doldurdum?» diye menejerine, plak şirketlerine telefon üzerine telefon yağdırdı. Evet Okyay’ın sesi böylesine müzik dünyasının şöhretlerinden Adamo’ya benzer… Okyay’ın bu birinci özelliği… Bir de başka bir özelliği var… İsmini karanlıklar içine gizlemekten hoşlanıyor. Kimse onun hakkında bir şeycikler bilmiyor. Radyoda sesini sık sık duymaya başlaymca hani eni konu biz de meraklanmıştık. önümüze gelene sorduk, tanıyan yok. Okurlarımız da durmadan bizi sıkıştırıyor, «Bize Okyay’ı tanıtın,» diyorlardı. Sağa haber, sola telefon nihayet bir gün izini bulduk. Kendisini idarehanemize davet ettik. Bir hafta sonra yağmurlu bir günde Okyay nihayet kolunda pardüsüsü, elinde şemsiyesiyle kapıdan içeri girdi…

Türkiye'nin Adamo'su OkyayOrta boylu, kumral bir genç. Çok konuşuyor ve konuşurken de ellerini, kollarını devamlı olarak sallıyor.

Okyay 1944 yılında Gelibolu’da dünyaya gelmiş. İlk ve orta tahsilini orada yapmış. Sonra İstanbul’da liseyi okumuş. Naile ve Atilla adlı iki kardeşi ve annesi hayatta en sevdiği insanlar. Şimdiye kadar kimsenin dikkatini çekmeyen kısık sesi, Adamo’nun şöhret olmasından sonra, değer kazanmış. Kendi tabiriyle «Teneke» bir grup kurmuş ve çeşitli yerlerde konserler vermiş. Bu arada Adamo’nun şarkılarına da kendine göre söz yazıyormuş. Bir gün onu Fecri Ebcioğlu’yla tanıştırmışlar ve Ebcioğlu Okyay’a «Ansamble» nin Türkçe’si «Aşkımız Yazılsaydı Semaya» isimli şarkıyı plağa okutmuş.

Okyay yerli şarkıcılardan Timur Selçuk, Cem Karaca, yabancılardan Adamo, Sheila ve Engelbert Humperdinck’i beğeniyor. Müzik tiplerinden fazla bir ayırım yapmıyor. Yeni akım Fransız müziği denilen, Herve Vilard, Christophe, Polnareff tavrı müzikten hoşlanıyor.

Okyay çok para kazanmak istiyor, ama gece kulüplerinde adını yazdırarak değil. Bu sene belki birkaç konser verecek ve evlenecek, idealindeki tipi sarışın, mavi gözlü olarak tarif ediyor. Müziği esas meslek olarak kabul edip etmemekte kararsız. Ama şöhret bu, kimleri esir etmemiş ki?…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-39-sayisi)

10.08.2019 22:23

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:59

    VEYSEL KASAP

    küçük bir teneke gruptan nerelere :D
  • Yayınlandı: 4 Eylül 2015 15:56

    NUR HAYAT YÜZEN

    bir dönem parlamıştı sonra görünmedi ortalıkta pek