Menü

Uğur Güçlü Çalışıyor

Uğur Güçlü ÇalışıyorUğur Güçlü istim üzerinde maşallah! Beş ayda tam beş filmin başrolünü oynadı. Haziranda «Acı Yıllar», temmuzda «Leylaklar Altında», ağustosta «Bağdat Yolu», eylülde «Kara Bahtım», filimlerini çevirmişti. Geçen ay da «Bir Kadın Yarattım» filmini tamamladı.

Beraber çalışan herkes ondan memnun, «Yerli sinemanın yeni yeni erkeklere, kızlara ihtiyacı var,» diyorlar. «Daha önceki yıllarda Hülya Koçyiğit, Ediz Hun, Ajda Pekkan, Tamer Yiğit, Sezer Güvenirgil gibi isimleri Türk sinemasına kazandıran Ses mecmuası, bu yıl da Uğur Güçlü gibi üstün fiziği ve her geçen gün biraz daha gelişen bir oyun gücü olan bir genci sinemaya kazandırdı. Bununla ne kadar iftihar etse azdır…»

Geçenlerde «Kara Bahtım» ın Arnavutköy’deki setine gitmiştik. «1968 SES Sinema Artisti Yarışması» birincisi Uğur Güçlü buradaki işini bitirir bitirmez, Kazablanka Gazinosunda şarkı sahneleri çekilen «Bir Kadın Yarattım» m setine koşacaktı. Bir günde iki set…

İLK KAVGA

Uğur Güçlü «Kara Bahtım» da ilk defa kavga edecekti. Daha önceki filimlerinde kalplere hitap etmiş. Sezer Güvenirgil, Selda Alkor, Sema Özcan gibi şöhretli kadınların kalplerini hoplatmıştı! «Kara Bahtım» da ise yumruklarını konuşturacak, filmin baş kadın oyuncusu Yıldız Tezcan’a rol icabı sadırmak isteyen iki serseriyi bir güzel dövecekti.

Uğur Güçlü ÇalışıyorUğur Güçlü’nün «kamera» sesini duyar duymaz yerli sinemanın ünlü kavgacılarından Adnan Mersinli ile Çakır’a saldırması, onları dövmesi bir oldu. Sağlı sollu yumrukları tıpkı bir boksör rahatlığıyle işliyordu. Sahnenin sonunda rejisör Yücel Uçanoğlu, «Stop,» diye bağırdı. «Bundan iyisi can sağlığı. Mükemmel. Adnan sen şimdi bıçağını çekeceksin, Uğur’a saldıracaksın.»

Kamera tekrar çalışmaya başladı. Adnan Mersinli’nin bıçağı karanlıkta parıl parıl yanıyordu. Uğur’un kafasına doğru salladı. Bir hamle, bir hamle daha derken prodüktör Faruk Gerçek’in sesi duyuldu:

– «Çocuklar Kan… Kan… Durun… Stop…» Bıçak Uğur’un kulağını kesmiş, fakat o anda heyecandan kendinden geçtiği için bunun farkına bile varmamıştı. Hemen oksijen, tentürdiyot bulundu, kısa bir tedaviden sonra «Kara Bahtım» da ilk kavgasını — hem de kanlı olarak — yapan Uğur tekrar çalışmaya başladı. Ve buradaki işini. bitirir bitirmez de Kazabianka’nın yolunu tuttu…

Gazinoya geldiği zaman saat 24.00’ü çoktan geçmişti. Ama daha yapacak çok işi vardı. Sabaha kadar çalışacaktı. «Bir Kadın Yarattım» ın şarkı sahnelerinde oynayacaktı.

Rejisör Aram Gülyüz, şahane bir dekor kurdurmuş. Bütün masalar figüranlarla dolu. En güzel kıyafetlerini giyip gelmişler.

Reflektörler yandı, kamera acayip sesler çıkartarak çalışmaya başladı. Sevim Tuna mikrofonda son günlerin moda şarkılarını okuyor. «Bir bakış, baktın… Kalbimi yaktın», «Burası Agora meyhanesi… Burada yaşar aşkların en şahanesi, en divanesi», «Sanatkar billur bir kadeh kahverengi gözlerin… Ruhuma neşe sunar kahverengi gözlerin.» Uğur Güçlü, yanında Önder Somer ile Mine Mutlu olduğu halde ön masalardan birine oturmuş, hayran hayran Sevim Tuna’yı dinliyor. Gözlerinde aşk parıltısı, hareketlerinde canlılık var. Anlaşılan Uğur Güçlü beşinci filminde de yine kadınların kalplerini hoplatacak…

Çalışmaya bir süre ara verildi. Fırsat bu fırsattır deyip Sevim Tuna’nın yanına sokulduk, konuşmaya başladık. «Bu benim ikinci filmim, ilk filmim ‘Kocamdan Ayıramazsın’ benim için acı bir tecrübe oldu,» diye anlatmaya koyuldu. «Yeşilçam’a veda ettim. Yıllarca sonra tekrar kamera karşısına çıkacağım doğrusu hiç aklıma gelmezdi.»

Uğur Güçlü Çalışıyor– «Bu defa şanslı başladınız. Hakkınızda iyi şeyler duyuyoruz.» dedik.

– «Evet öyle,» diye cevap verdi. Geçen gün Memduh Un çağırdı. ‘İstanbul Geceleri’ diye bir filim yapıyormuş. Oynamamı istedi. Sonra bir renkli filim daha çevirtecekmiş. Bu arada üç teklif daha aldım. Düşünüyorum. Ne diyeyim, inşallah hayırlı olur.»

Bu sırada yanımıza Uğur Güçlü geldi. Sevim Tuna sarışın, Uğur esmer. İkisi birbirlerine pek yakışmışlar. İyi bir çift olmuşlar. Söz döndü dolaştı, yine filme geldi. «Bir

Kadın Yarattım» Amerikalıların yaptıkları ve sinemamızda geçenlerde oynamaya başlayan «My Fair Lady» filminden adaptasyon. Yani bir «Kleptomani» örneği daha. Ama filmin rejisörü Aram Gülyüz inkar etmiyor bunu, «Ne yaparsın?» diyor. «Elde konu yok. Mecbur kalıyoruz böyle herkes tarafından bilinen, aranan yabancı konuları işlemeye… Bu filimde Uğur Güçlü Rex Harrison’un, Sevim Tuna, Audrey Hepburn’un Önder Somer de Stanley Holloway’in rollerini oynuyorlar. Filmi görünce eminim çok seveceksiniz. Çünkü My Fair Lady’yi elimden geldiği kadar yerleştirmeye gayret ettim.

Bunları dinlerken Rex Harrison’la Uğur Güçlü’yü, Audrey ile Sevim Tuna’yı Stanley Holloway ile de Önder Somer’i gözlerimiz önünde canlandırmadan edemedik. Ve Türk sineması hesabına biraz daha üzüldük. İnşallah tahminlerimiz yanlış çıkar. Hem Amerikalıların My Fair Lady’sini hem bizim «Bir Kadın Yarattım» filmini görenler hayal kırıklığına uğramazlar, Türk filimlerinden biraz daha kopmazlar…

Çalışma tekrar başladığı zaman Sevim Tuna yine sahneye çıkmış, şarkı söylüyor, Uğur Güçlü, Önder Somer, Mine Mutlu da ön masalardan birinde onu hayranlıkla dinliyorlardı.

Saat gece yarısı 4.00’e doğru rejisör, «Tamam,» çocuklar,» dedi. «Bugünlük bu kadar. Yarın 11.00’de şirkette olun. Çalışma açık havada… Yanımızda Uğur, setten ayrılıyoruz. Yorgunluktan bitmiş. «Güç değil mi filim oyunculuğu,» diyoruz. Gülüyor, «Güç ya,» diyor. «Ama ne yaparsın, meslek, girdik bir kere bu işe, daha başında yılarsak sonra ne yaparız. Demir tavında dövülür…»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-45-sayisi)

10.08.2019 23:18

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 15:46

    DOĞAN SAMİ ULUÇ

    eski jönlerin maşallahı varmış :D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 15:54

    Melis Çiftçi

    eski jönler şimdi jönlere 10 basar 10
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 15:54

    Yusuf Kadri

    scmalamaaa melsisss
  • Yayınlandı: 4 Eylül 2015 12:42

    SANCAK ASYA

    5 ayrı film 5 ayrı bayan oyuncu iyi kafayı yememiş adam:D:D