Menü

Ve Ajda Evlendi

Nikah memurunun karşısında “Evet” derken dudakları titredi, gözleri buğulandı… Ve Ajda Pekkan yine bu sözcükle yıllarca süren arayışına son verip, özlediği mutluluğu yakalarken, Pekkan soyadını da kaybolan yılların arkasına gömüyordu.

Tam tamına 18 yıllık arayış sona erdi… Evet, Ajda’nın uzun senelerin sonucunda beklediği gün geldi… Ünlü soyadı Pekkan’ı nikah defterine attığı imzadan sonra tarihe gömdü ve Ajda Bars oldu..



İşadamı Ali Bars’ın eniştesi ve ablası Tümer-Aysel Ergün çiftinin evinde kıyılan nikahla, Ajda uzun süredir özlediği mutluluğu yakaladı…

İmza sonrası Ajda Bars’ın gözlerinin dolması ise, hep bu 18 yıllık arayışın sonunda bulduğu mutluluğu en güzel şekilde anlattı…

Neydi bu arayış? Gelin Ajda Pekkan ile yıllar arasında bir gezinti yapalım… Önce zengin işadamı Orhan Aker büyük aşkıydı. Fakat bir süre sonra bu büyük aşk bitince, yerini Cömert Baykent aldı… Hiç kuşkusuz Ajda’nın o bir zamanlar bitip tükenmeyen Paris seferlerindeki en büyük desteği, nişanlandığı Cömert Baykent’ti… Ama bu aşk ve nişanlılık dönemi de evliliğin eşiğinden döndü. Sonra evet sonra yine genç, yakışıklı o dönemde ünlü Sapmaz ailesinin küçük oğulları Coşkun Sapmaz’la altı ay bir beraberlik ve yıldırım hızıyla oluşan ve yine yıldırım hızıyla bitirilen ve bugün bile hâlâ bitiş nedeni belli olmayan 5 günlük evlilik… Bu evliliğin hüsranla sonuçlanmasından sonra Ajda’da başlayan iki taraflı fırtına… Bir yandan mutlu bir evlilik özlemi, diğer yandan evliliğe karşı ürküntü… Ahmet Mavitan’la gerçekten masmavi geçen aşkı da hep bu ürküntü yüzünden evliliğe gitmedi…



Ama artık değişmişti Ajda… Ve bir arayış içinde, bocalarken günlerden bir gün karısından ayrılıp, Beylerbeyi’nde bir yalı tutmuş olan komşusu Ali Bars’la tanıştı… Komşuluk ilişkileri zamanla aşka dönüştü… İşte bu dönüşüm, Ajda’da da yapısal bir dönüşüme yol açtı. Sanatından ve şöhretinden özveride bulunmadığı sürece, mutlu bir yuvanın kadını olması olanaksızdı.. Bu gerçeği kabullendi ve yavaş yavaş sindire sindire, sahne olayından uzaklaşmaya başladı.. Burada da en önemli rolü kızkardeşi Semiramis Karacan oynadı…

Ajda’ya, artık kazancının, malının, mülkünün istediğinden fazlasının olduğunu, eğer çalışmaksa, bu enerjiyi kendisi gibi başka iş kollarında değerlendirebileceğini aşıladı… Ve Ajda kızkardeşinden aldığı bu beyin dopingiyle İzmir Fuarı sırasında yaptığı basın toplantısında evleneceğini ve sahneye veda edeceğini açıkladı…



İşin ilginç yanı Ali Bars’a çok düşkün olan ablası Aysel Ergün, ilk gelinleri Yakut Bars’a bir türlü ısınamamıştı. Kardeşi Ali Bars’ın Beylerbeyi’nde tuttuğu yalının komşusunun Ajda Pekkan olduğunu öğrendiği zaman da bir hayli tedirgin olmuştu. Ama kadere bakın ki, nikah bu sözlerin sahibesi olan görümce Aysel Ergün’ün evinde kıyılıyordu..

Ve nihayet Ajda nikah memurunun karşısına artık “kocam” diyeceği Ali Bars’la oturdu, “evet”i yapıştırdı… Bu cevapta Ajda’nın 18 yıllık arayışı, geçirdiği hüzünlü günler, kısacası bir yaşamı vardı… Ve artık, kimse onu sahnelerde göremeyecekti. Çünkü, Ajda Pekkan değil Ajda Bars’tı o…

(Alıntıdır.Bkz:http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-15-sayisi/)

12.10.2020 20:17

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar