Menü

Verilmiş Sadakası Varmış

İnsan ömrü gerçekten de pamuk ipliğine bağlı. Bir yaşam boyunca çalış çabala, yarın öbürgün rahata ermek için canını dişine tak ve ömrün hiç ummadığın bir anda son buluversin. Ama galiba yazıya biraz yanlış girdik.

Kimse ölmedi Allah’a şükür. Yazdığımız da bir ölüm haberi değil, ona daha da fazla şükür. Ama öyle bir olay ki, insanın tüylerinin diken diken olması işten bile değil. Bahsettiğimiz olay sanatseverlerin çok yakından tanıdıktan Metin Akpınar’ın başından geçen bir olay. Daha da doğrusu başından geçmesine ramak kalmış bir olay. Zaten bunun için yazımızın başında da dediğimiz gibi Metin Akpınar’ın verilmiş sadakası varmış. Sanatçıyı yakından tanıyanlar bilirler uzun süredir araba kullanmadığını ama çeşitli vesilelerle kullanması gerektiği zaman ne kadar temkinli kullandığını.



Ehliyetini daha dün almışçasına dikkatli trafik kurallarına sonuna dek riayet ederek araba kullanır Akpınar. Nitekim bugüne kadar hiç trafik kazası da yapmamıştır. Ama geçtiğimiz günlerde bir arkadaşından borcuna karşılık aldığı yeni arabasının bir başka kişi tarafından yaptığı kazayı görünce şok geçirdi ünlü sanatçı. Çok yakın bir arkadaşının ricasını kıramayarak daha yeni aldığı arabasını ona veren ve birlikte Kadıköy yakasından bu tarafa doğru geçerlerken tamamen bir tesadüf eseri Kızıltoprak yakınlarında arabadan inen Metin Akpınar daha arabadan inmesinin üstünden bir dakika geçmeden gözünün önünde arabasının paramparça olduğunu gördü. Onu bıraktıktan sonra ikiyüz metre gitmeden bir duvara hızla çarpan ve biraz önce içinde bulunduğu arabanın bir anda hurdahaş olmasıyla gerçekten şok geçirdi Akpınar. Şimdi neye yanacaktı Metin Akpınar? Henüz üzerine geçirmediği canım arabasının artık hurdaya kaldırılacak hale gelmesine mı yoksa bir dakika sonra inmek İstese o kazayı kendisinin de yaşayacak olmasına mı? Ama kuşkusuz o anda ölümü düşündü Metin Akpınar… O ana kadar çok uzak gördüğü belki de hiç düşünmediği ölümü işte o anda ensesinde hissetti sanatçı. Allah’tan o arkadaşına da bir şey olmamıştı. Yani sonuçta olan arabaya olmuştu.



Ve Metin Akpınar’ın verilmiş sadakası vardı. O arabanın içinde kendisi de olabilirdi ve ölebilirdi bile belki… Ve işte o anda yaşama ne kadar incecik bağlarla bağlı olduğunu bir kez daha anladı sevilen sanatçı…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-8-sayisi/)

19.09.2020 20:21

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar