Menü

Yavuz Şimşek’in Şansı Döndü

Dalmış ve çok gerilere giderek şöyle konuşmaya başlamıştı.

«Kaleciler futbolda en az hatayı yapan kişilerdir. Çünkü; bizlerin yaptığı her hata golle sonuçlanır. Hiç unutmam, Galatasaray ile oynuyorduk, maçın son dakikasıydı, Metin vurdu, top elimden kaçınca gol oldu ve 2 – 1 yenilerek kupadan elendik. Aynı yıl Bolu ile karşılaşıyorduk: 89. dakikada, 30 metreden vurulan bir serseri topu almak için eğildim, ayağım kayınca ben yere, top ise kaleye girdi… Ve maç da 2 – 2 berabere bitti. İlk hatam takımımı kupadan elemiş, ikinci hatam ise takımımı puandan, beni ise tahsilimden etmişti.. Adeta futboldan kaçarak askere er olarak gittim» diyordu Fenerbahçe’nin genç kalecisi Yavuz Şimşek…



Fenerbahçe’ye ilk geldiği yıl 27 maçta 7 gol yiyerek Avrupa’nın en az gol yiyen kalecisi olmuş, arkasından ise tam 1154 dakika gol yemeyerek en uzun gol yemeyen kaleci rekorunu kırmıştı. Ama; hiç kimse bu başarılarından dolayı Yavuz’u kutlamamış, aksine her kadro okunuşunda «Eyvah, yine kalede Yavuz var» diye ona sitemli gözlerle bakılmıştı.



GERÇEĞE EĞİLİNCE…

Yavuz ile seyirci arasına neden karakedi girmişti? Otoritelere göre hava ve yan toplara hakim ve tahmini iyi olan Yavuz’un en büyük problemi içindeki ezikliği atamamasıydı. Yavuz da bunu doğruluyor ve içe dönük kendi öyküsünü şöyle dile getiriyordu: «Zor günlerde bana görev verildi.. Taraftarın gözünde hep ben suçlu oldum.. Halbuki gerçekleri bilen bir idareci beni kurtarabilirdi.. Evet, Metin’in şutunu elimden kaçırınca takımım kupadan elendi.. Suçluydum.. Hatta Bolu maçında ayağımın kayması ile olan gol büyük bir hata idi.. Ama o hatanın doğuşu vardı.. O hafta babam felç geçirmişti.. Takımda oynamak istemediğimi söyledim antrenörüme, ama o dinlemedi.. Bugüne dek kimse gelip derdin ne Yavuz, diye benimle ilgilenmedi.. Sonra hep ben suçlu oldum» diyordu.



Fenerbahçe’ye geldiği ilk sene devamlı futbol oynayan, daha sonra Galatasaray maçında yaptığı hata üzerine yedeklere dahil edilen Yavuz «Datcu’nun gelmesi ile benim de yedeklik serüvenim başladı… Ama sabırla ve inançla bekledim.. Fenerbahçe’de yedek olmak da bir şereftir.. 10 yılı bulan Fenerbahçe’deki futbol yaşantımda mesleğimin nankörlüğüne inandım. Bizler tiyatro artistine benzeriz. Bir artist rolünü iyi yapabilmesi için mimiklerini unutmaması gerekir. Ben ise sahaya çıktığım vakit mimiklerimi unutuyordum. Herkesten çok çalışan bendim. Çünkü beynime yerleşen yedek terimini söküp atamıyordum.. Ama artık bütün bu kabuslu günler geride kaldı.. Bundan sonra tüm sporseverler sahada aradıkları gerçek Yavuz’u göreceklerdir» diyerek iddiasını ortaya koymuştu.



Molnar’ın antrenörlüğünde 5, İonescu’nun zamanında 2 ve Didi’nin döneminde ise 3 şampiyonluk yaşayan ve bugüne dek 18 kez milli olan Yavuz, bugünlerde doğacak olan bebeğinin şimdiden kendisine uğur getirdiğine inanıyor ve «Rulet masasında artık şansa döndüm.. Bundan sonra ben kazanacağım» diyordu…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-41-sayisi/)

18.01.2021 01:21

Kategoriler:   Spor

Yorumlar