Menü

Yeni Gözde Nil Kutval

Yeni Gözde Nil KutvalSes mecmuası, bugüne kadar yaptığı Sinema Artisti Yarışmaları» yle birinci, ikinci, üçüncü, hatta ve hatta finalist olan genç kızlara, genç erkeklere şöhretin ve servetin kapılarını aralamıştır. Ama sadece aralamıştır. Bu aralık kapıdan girmek, yarışmayı destekleyen firmaların vaatlerini tutması ve seçilen yeni isimlerin kabiliyetleriyle doğru ve ters orantılı olarak mümkün olmuş veya olamamıştır. İşte Hülya Koçyiğit, Ajda Pekkan, Ediz Hun, Tamer Yiğit, Selda Alkor, Süleyman Turan, Tunç Oral, Sezer Güvenirgil. Ve işte Tunç Okan, Erden Güvenç, Sevil Candan Teksoy, Nur İnsel.

İlk bölümde yer alanlar Türk sinemasına kendini kabul ettirmiş, ikinci bölümdeki isimler ise şu veya bu sebeple parlamadan sönmüşlerdir.

1968 «Sinema Artisti Yarışması» nda kızlar arası birinciliği kazanan Nil Kutval da geçen hafta «şöhretler kervanı» na katılmak yolunda çok önemli bir adım daha attı, üçüncü filmine başladı, iki filim için de ön anlaşma imzaladı,

Geçen gün Nil Kutval’in Kennedy Oteli’nde bulunan setine gittik. Otelin en üst katını filimciler işgal etmiş. Artistler, figüranlar, set işçileri, spotlar ve çeşitli malzemeler. Gözlerimiz Nil’i arıyor, ortalarda yok. Bu sırada rejisör Yavuz Figenli’ye rastladık. «Nil içerde,» dedi. «Eşref Kolçak’la beraber.»

Odaya girdik. İkisi bir köşeye çekilmişler, hem konuşuyorlar, hem gülüyorlar. Filmin ismi üzerinde tartışıyorlarmış. Gerçekten ilginç bir isim. «Cehennemde Boş Yer Yok». Sinemamız Amerikan sinemasına pek benzemiyor ama, maşallah isimleri benzemeye başladı.

Nil Kutval’da en ufak bir heyecan sezilmiyor. Neşeli, arzulu. «Filim çevirmek kolaymış,» diye anlatıyor. «İlk filmimde biraz heyecan duymuştum. Ama artık alıştım. Sonra Eşref Bey – «Aman Nil Hanım ne demek… Elbette. İnanın, ben sizin gibi yeni, genç istidatlarla oynamaktan daha çok zevk alıyorum. Eskileri görmekten bıktım.»

Bu sırada rejisör Yavuz Figenli’inin sesi duyuldu, «Çekime başlıyoruz çocuklar!»

Yeni Gözde Nil KutvalÇekim bittikten sonra rejisör Yavuz Figenli, Nil Kutval’in yanına geldi ve herkesin içinde, «Sizi tebrik ederim Nil Hanım,» dedi. «Gerçekten o kadar rahat, o kadar tabii oynadınız ki…» Sonra bize dönen rejisör Yavuz Figenli, «Ben Nil Hanımı başrole alırken çok korkmuştum, ama şimdi korkumun yersiz olduğunu anladım,» dedi ve ilave etti, «Bundan sonra İzzet Günay’la yapacağım filimde de Nil Kutval’ı oynatacağım.»

Bilmem yanılıyor muyuz acaba? Rejisörün söylediği sözler, ilk iki filmi ve kamera karşısındaki oyunu ile Nil zirveye tırmanıyor gibi geldi bize. Böyle düşünmemizin sebebi şu: Nil’in şimdiye kadar çevirdiği 3 filim de macera filmiydi. Sportmen bir kızdı. Kızlar arası voleybol şampiyonu olan Rasimpaşa’da oynamıştı. Sonra balerindi. Yani tam bu filimlerin kızıydı. Çevirdiği 3 filim de fizik kudretine dayanan filimler olduğu için rolünde sırıtmamış, cük oturtmuştu: On anlaşmalarını yaptığı filimler de bu janrda olduğuna göre Nil yolunu çizmiş oluyordu. Macera filimlerinin aranılan kadını olması pek uzak olmasa gerekti. Ve yerli sinemada bu yer bomboş sahibini bekliyordu. Yeşilçam’da soyunan vardı, ağlatan vardı, göz süzen vardı, şarkı söyleyen vardı, ama böyle jönlerin çoğunun bile altından zor kalkabileceği hareket isteyen rolleri yapabilecek kadın pek yoktu.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-49-sayisi)

10.08.2019 23:21

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 16:21

    Selim Kutu

    Bir zamanlar bakışlarıyla alırdı aklımızı :)