Menü

Yeni Prens Peter Mc Enery

Yakışıklı bir İngiliz delikanlısıydı. Uzun saçları, gözlerine kadar inen perçemleri ve sert bakışlarıyle öfkeli gençliğin tipik bir temsilcisiydi. Roger Vadim daha onu görür görmez kararını vermişti. «La Curee» (Oyun Bitti) isimli filimde üvey annesine aşık olan yakışıklı Fransız delikanlısını bu İngiliz gencine çevirtecekti. Vadim bu kararı verir vermez önce karısı Jane Fonda’ya müjdeyi verdi, «Senin sevgilin olacak delikanlıyı buldum,» diyordu!

Böylece İngiliz aktörü Peter Mc Enery, hiç Fransızca bilmediği halde «La Curee» filminin unutulmaz Fransız delikanlısını beyazperdede canlandırdı.

Filmin çevrilişi sırasında herhangi bir güçlükle karşılaşılmadı. Peter Mc Enery, Vadim’in tavsiyelerini kelimesi kelimesine yerine getirmiş ve gerçekten de filimde başarılı oyunuyle dikkati çekmişti. «Oyun Bitti» kten sonra ise Peter Mc Enery hakkında uzun uzun konuşulmuş, bu genç ve yakışıklı aktörün yeni bir Gerard Philip olacağı ileri sürülmüştü.

Yeni Prens Peter Mc EneryPeter Mc Enery, İngiltere’nin dumanlı sanayi şehirlerinden biri olan Birmingham’ın birkaç mil ötesinde küçük bir kasabada dünyaya gelmişti. Babası İrlandalıydı, annesinin ise Norveç asıllı olduğu söyleniyordu. Üç erkek çocuğun ortancası olan Peter, on altı yaşındayken Brighton’da ilk defa sahneye çıkmıştı. Bir yıl sonra Londra’da çeşitli tiyatrolara baş vurmuş fakat hiç birinde iş bulamamıştı. Nihayet 1959 yılında şeytanın ayağını kırdı, tiyatro dünyasına kendini kabul ettirdi.

«La Curee» filminin yakışıklı delikanlısı şimdilik evlenmeyi düşünmüyor.

Ya babası, yani «La Curee» deki babası Michel Piccoli öyle mi ya? Kırk üç yaşındaki Fransız aktörü iki yıl önce evlendiği ünlü şarkıcı Juliette Greco’yu yeniden şöhrete ulaştırmak, ona vaktiyle uğramış olduğu talihsizlikleri unutturmak için canını dişine takmış çalışıyor. Juliette Greco’nun caha önceki evliliğinden olan kızını da evlat edinen Micnei Piccoli ancak karısına ayırdığı zamandan çalabilirse filim çeviriyor. «La Curee» de de mağrur baba rolünü oynamayı önce reddetmişti, fakat Roger Vadim’in ısrarlarına dayanamamıştı.

Michel Piccoli de sinema artistliğine başlamadan önce Fransız tiyatrolarında kendinden bir hayli bahsettirmişti. İlk filmini 1948’de çevirdi. T-963’te Jean Luc Godard onu «Mepris» (Nefret) filminde başrolde oynattı. Bu filim, Michel Piccoli’nin başrolde oynadığı ilk önemli filimdi.

Michel Piccoli ve eşi Juliette Greco önümüzdeki günlerde İtalya’dan Paris’e geçecekler. Michel Piccoli, karısı Juliette Greco’nun Noel’de Fransız televizyonunda vereceği konserin hazırlıklarıyle bizzat meşgul oluyor. Sözün kısası, «Baba ile oğul» un dünyaları bir bakıma ayrı sayılır, ama gene de şöhret bakımından ikisi de birbirini tamamlıyor.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-44-sayisi)

10.08.2019 23:36

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 13:50

    Yusuf Kadri

    o zamanların yakışıklılıarı bu zamanın yakışıklılarıyla bir değil ya :D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 13:50

    Cemre Kan

    yooo yusuf ne alakası var
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 13:51

    Yusuf Kadri

    cok alakası var burak özçivitle bu adamı yanyana getirsene hangisi iyi sence :D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 13:51

    Cemre Kan

    evet tamam doğru haklı olabilirsin azıcık :D:D:D
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 18:47

    HALİT KUMRU

    bir ara adından söz ettirdi sonra ortalıkta görünmedi :D