Menü

Yeşilçam’da Arabesk Bitiyor Mu?

BEŞ yıl önce sinemayı bir çığ gibi saran arabesk, müzikten sonra sinemada da «iflas» etti. O günlerde çevrilen arabesk filmler, hasılat rekorları kırıyor, bu filmlerde oynayan arabesk sanatçılar da rekor sayılacak şekilde paralar kazanıyorlardı. Öyle ki Ferdi Tayfur’un film başına aldığı ücret birden, 40 bin liradan 400 bine, 400 binden 2 milyona, derken altıncı filminde 8 milyona yükselmişti…

Bu arada Ferdi Tayfur tüm filmcilere restini çekiyor ve «Fiyatımı film başına 12 milyon yaptım. İsteyen oynatır, istemeyen oynatmaz» diyordu.

O güne kadar Tayfur’a film yapan bir yapımcı: «Ferdi Bey biraz insaf… Filmin maliyeti zaten 12 milyon… Bir 12 milyon da size verirsek ne olur halimiz…» derken Tayfur, 12 milyondan film çevirmeye başlamıştı bile… Sonra 12 milyon da az gelince fiyatını 15 milyona yükseltmişti… Sinemaya 25 senesini veren Cüneyt Arkın’lar, Fikret Hakan’lar, Türkan Şoray’lar bir milyondan yukarı çıkamazlarken, Tayfur fiyatını arttırdıkça arttırıyordu… Arttırırken güvendiği bir şey vardı, «Arabesk film seyircisi…» Nasıl olsa, çevirdiği her film, iki hafta oynuyor, iyi hasılatlar getiriyordu. Eeee… Bu durumda, çeşme akarken küpleri doldurmak lazımdı. Tayfur da öyle yapıyordu zaten… Bir tek Tayfur muydu?.. Film başına 10 milyon alan Orhan Gencebay, 7 milyon alan İbrahim Tatlıses, 5 milyon alan Ümit Besen ve bu arada Ahmet Hoşsöyler’den Yunus Bülbül’e, Müslüm Gürses’ten Gökhan Güney’e, Azize Gencebay’dan Gülden Karaböcek’e, Selahattin Alpay’dan Mahmut Tuncer’e, Selahattin Cesur’dan Ercan Turgut’a, Burhan Çaçan’dan Bayram Şenpınar’a, Durmuş Çiğdem’den Hüsamettin Subaşı’ya, Mersinli ismail’den Kenan Temiz’e, Semra Alper’den Huri Sapan’a kadar Yeşilçam’a bir sürü yeni arabeskçi transfer edilmiş, her biri de sinemada şanslarını denemişlerdi.

Orhan GencebayArabesk filmlerde oynayan şarkıcılar, film boyunca 7 – 8 parçalarını seslendiriyorlar, bazı filmlerde bu şarkı sayısı 9 – 10’a yaklaşıyordu… Birbuçuk saatlik filmin yarım saatini şarkılara ayırınca geriye de bol gözyaşı, dram, hapishane, kurşun, silah, çöl ve her şeye rağmen «mutlu son» kalıyordu.

Sonra yapımcılar işi daha da ileri götürdüler: «Nasıl olsa seyirciye ne yapsak seyrediyor» diyerek daha önce Ferdi Tayfur’a yaptıkları filmi Gencebay’a, Gencebay’ınkini Güney’e, Güney’inkini Tuncer’e, Tuncer’inkini Alpay’a çekince, «hep aynı filmleri seyretmekten bıkan» seyirciye de «aynı aşçıdan hep aynı yemeği yemektense, o aşçıya gitmemek» düştü.

Seyirci arabesk filmlere eskisi gibi rağbet edip sinemalara gitmeyince ortaya ilginç durumlar çıktı.

Videolu birahane, kahvehane ve çay bahçelerinde yine arabesk filmler «bir numara» olurken, sinemalarda durum tamamen değişti.

Ve 1983/1984 sinema sezonunun sona erdiği bugünlerde film hasılatları ve kesin rakamlar incelendiğinde, geçmiş yılların aksine, artık «arabesk filmlerin iş yapmadığı» hatta bazılarının zarar bile ettiği apaçık orataya çıkıyor.

Şimdi en çok iş yapan ilk 12 filme bir göz atalım. İstanbul’da:

1) Kayıp Kızlar (Ahu Tuğba / Tarık Akan) 31.577.930 TL.

2) Beyaz Ölüm (Ahu Tuğba / Tarık Akan) 27.882.981 TL.

3) Metres (Türkan Şoray / Can Gürzap) 27.634.170 TL.

4) Gırgıriye’de Cümbüş (Perran Kutman / Adile Naşit) 19.308.024 TL.

5) Kılıbık (Kemal Sunal) 19.231. 540 TL.

6) En Büyük Şaban (Kemal Sunal) 18.776.590. TL.

7) Postacı (Kemal Sunal) 18.433. 359 TL.

8) Dönme Dolap Zeki Alasya / Metin Akpınar) 16.892.581 TL.

9) Seni Seviyorum (Türkan Şoray / Cihan Ünal) 14.877.075 TL.

10) İmparator (Kadir İnanır / Seda Sayan) 14.086.115 TL.

11) Davetsiz Misafir (Zeki Alasya / Metin Akpınar) 14.007.408 TL.

12) Çalsın Sazlar (Müjdat Gezen / Perran Kutman) 13.095.630 TL.

Ve liste böyle devam edip gidiyor… Film başına milyonlar alan arabeskçilerin ise ilk 12’de bir tek filmleri yok… Sinema seyircisinin 5 yıl aradan sonra arabesk filmlere koyduğu kesin tavrın bilançosudur bu… Bundan sonra ne olur diyeceksiniz? Ferdi Tayfur’a film yapan iki firma artık yapmama kararı almış; İbrahim Tatlıses gibi, Orhan Gencebay ve Ferdi Tayfur’un da kendi adlarına film şirketi kuracakları ve bundan sonra kendi filmlerini kendilerinin hesabına yapacakları söyleniyor… Her 3 arabeskçinin fiyatları da düşerken, Yeşilçam yazıhanelerinde Ahu Tuğba’nın, Tarık Akan’ın Kadir İnanır’ın ve tüm komedyenlerin fiyatları da yükseldikçe yükseliyor…

Yeşilçam borsasını da dolar ya da petrol değil ama, «seyircinin ilgisi» yönetiyor.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-20-sayisi)

30.07.2019 00:17

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar