Menü

Yılmaz Duru ve Nil Kutval Birlikte

Yılmaz Duru ve Nil Kutval BirlikteJapon Devlet Folklor topluluğu 4 gösteri için İstanbul’a gelmişti. Gideceğimiz gün foto muhabiri arkadaşla sözleştik. Ben randevuya biraz erken gitmiştim. Foto muhabirini beklerken Yılmaz Duru’yu görmeyeyim mi?… Bundan 25 yıl önce sahneye dansör olarak çıkan ve kendi deyimiyle bir süre ekmeğini dans ederek kazanan Yılmaz İstanbul’a gelen hiç bir yabancı ekibi kaçırmaz, gidip dans bilgisini artırmaya çalışır. Bunu düşünerek ona gösteriyi haber verdim ve, «İstersen beraber gidelim,» dedim. Yılmaz gülerek cebinden 2 bilet birden çıkarmaz mı? Meğer o da berberde saçını taratmakta olan eşini bekliyormuş. Neyse onun da, benim de beklediklerimiz geldi ve hep birlikte Spor ve Sergi Sarayı’nın yolunu tuttuk.

Kapıda bir «aşina» yla daha karşılaştık. Nil Kutval. Evet, «1968 SES Sinema Artisti Yarışması» birincisi olan Nil Kutval da gösteriyi seyretmeye gelmişti. Önce biletlerimizi kestirdik, sonra da hemen oracıkta sohbete başladık. Konservatuvar mezunu olan Nil Kutval, Yılmaz Duru ile son Antalya Film Festivalinde tanışmıştı. Orada Nil bale gösterisi yapmış. Yılmaz da folklor ekiplerinin oyunlarına katılmıştı. İkisi de dansın her çeşidini iyi biliyorlar, iyi yapıyorlardı. İstanbul’a döndükten sonra işleri dolayısıyle birbirleriyle pek karşılaşamamışladı. Yılmaz Duru bir taraftan filim işlerine dalmış, bir taraftan eski eşinin kaçırdığı çocuğunu bulabilmek için tıpkı bir polis hafiyesi gibi İstanbul’u hallaç pamuğuna çevirmişti. Nil’e gelince… Önce filim setlerini dolaşıp pratik sinema bilgisini ilerletmiş, sonra da «Fedai Komondalar» isimli filmi tamamlamıştı. Bu yüzden Yılmaz’la Nil karşılaşır karşılaşmaz hemen birbirleri hakkında sorular sordular. Sonra da «müşterek sevgililerinden» yani baleden, danstan bahsetmeye başladılar.

JAPON DEVLET FOLKLOR TOPLULUĞU NEDİR?

Yılmaz Duru ve Nil Kutval BirlikteJapon Folklor Topluluğu bundan 6 yıl önce kurulmuş… İsmindeki «devlet» sözü topluluğun Eğitim Bakanlığına bağlı olmasından ileri geliyor. Halen bu topluluğun 100 kadar üyesi var. Bunların yaş ortalaması 27 – 29 arasında. İşin en enteresan tarafı ise şu: Bu topluluğun üyeleri devletten maaş almıyorlar. Her birinin kendi işi var. Kimi kareograf, kimi desinatör, kimi müzisyen, kimi de artist. Fakat bir turne olunca 12 kişilik idare heyeti toplanıyor ve topluluk üyelerinin bir kısmını turne için seçiyorlar. Seçilenler de işlerini güçlerini bir kenara bırakıp turne programına göre dış ülkelere Japonya’nın asırlar öncesinden başlayan ve incelik, zarafet ve güzelliklerle dolu toplumsal, dinsel kaynaklara dayanan folklörünü tanıtmaya koşuyorlar. İstanbul’a gelen topluluk önce Afganistan’a gitmiş ve «50. ci yıl» şenliklerine katılmış. Oradan İran’a geçip «Şiraz Festivali» ne renk katmış. Son durakları da Türkiye. Başka bir grup da bugünlerde Çekoslovakya’da olacakmış, ama işgal olayları yüzünden bu programı ertelemişler.

BİR BİZDEN, BİR ONLARDAN

Yılmaz Duru ve Nil Kutval BirlikteJaponlardan önce Erzurum, Usküp, Konya ve Bursa ekipleri Türk folkloründen örnekler verdiler. Kılıç-kalkan ekibinin gayet muntazam kıyafetleri ve başarılı oyunlarının yanı sıra renk renk, çeşit çeşit ayakkabıları salonu dolduran herkes tarafından tuhaf karşılanırken, Usküp ekibinin davulcusuyla, zurnacısının başlarındaki kırmızı fes oldukça yadırgandı.

Sonra tam 2 saat süreyle Japonları seyrettik. Kısa küçük adımlar, yumuşak hareketleri ve yelpazelerin, müziğin monotonluğunu ortadan kaldırdığı ritmik hareketleriyle her biri bir hikayeye bağlanan çeşitli halk oyunlarından örnekler verdiler ve dakikalarca alkışlandılar. Gösterinin sonunda bize çok yardımcı olan tercüman Ayşe Çelebi’nin yardımıyle kuliste Japonlarla tanıştık. Nil’le Yılmaz daha önceden öğrendikleri iki kelimeyle onları başarılarından dolayı tebrik ettiler. Bu arada Şunel Noro ile Yılmaz Duru’nun tanışması çok enteresan oldu. Noro «Nuru» şeklinde söyleniyor. Biri Türk, biri Japon iki balerin karşı karşıya gelip ellerini uzattılar ve tanıştılar.

– «My name is Duru»

– «My name is Nuru»

Bu benzerlik her ikisinin de hoşuna gitmiş olmalı ki önce güldüler, sonrada koyu bir sohbete daldılar. Bu sırada Nil de gösteride beğendiği bazı figürleri öğrenmek istedi. «Sanat ortak bir dildir» derler ya. Bir süre sonra iki Türkle 11 Japon sanki yıllardan beri tanışırmışçasına kaynaşmıştı.

Sonunda istemeye istemeye kulisten ayrıldık. Yolda Nil Kutval’la Yılmaz Duru gösterinin dört başı mamur, tam bir eleştirisini yaptılar. Biz de bu arada 10 ayrı oyunun sunulduğu gösteride ikisninde en çok «Aruama» yı beğendiklerini öğrenmiş olduk. Taksim’de Yılmaz Duru’yla Sabahat Duru bize veda ederek ayrıldılar. Orada ayak üstü bir şey daha öğrendik. Bu yakınlarda size deniz üstünde yapılan bir düğün haberi verirsek sakın şaşmayın. Önümüzdeki ay Marmara denizi bir düğün alayına şahit olacak galiba. Bu düğün alayında atın yerini bir kotra alacak ve içinde Sabahat ile Yılmaz Duru çifti bulunacak.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-39-sayisi)

10.08.2019 23:27

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 14:36

    Eylül Arif

    ''japon devlet folklor toplulugu'' nedense güldürdü :)
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 14:37

    Hasan Baglamacı

    vay be yılmaz duruyla nil kutvala bak sen
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 14:37

    Nuri Arslantaş

    yılmaz durudan hiç beklemezdim