Menü

Yılmaz Güney’in Gizli Prensesi

Aşkları “Bitti, bitecek” diye her gün Yeşilçam’da çeşitli söylentiler çıkarılan Yılmaz Güney’le sevgilisi Nebahat Çehre yine bir arada film çeviriyorlar. Yılmazla Nebahat’ın arası açıldı diye dedikoduların yayıldığı günler, onlar uçakla İzmir’e doğru uçuyorlardı “Eşrefpaşalı” filminde oynamak üzere…

Yılmaz Güney, bu filmle başka yönden de ilgiliydi. Sadece başrolü oynamakla kalmıyor, senaryosunu da kendi yazdığı için çekim işiyle de ilgileniyordu. 15 Ağustos’ta başlıyacak filmin çekiminden önce İzmir’e gidişi de bu sebebe bağlanabilirdi. Dadaş Film prodüksiyonu olan kordelayı Erdoğan Tokat’lı yönetecekti. Öbür rollerde ise Kadir Savun, Tuncer Necmioğlu, Atilla Ergun,Senih Orkan gibi oyuncular bulunuyordu…

İzmir gezisi Yılmaz Güney’e çok uğurdu geldi. Daha nefes almağa bile vakit bulamadan İstanbul’dan gelen müjdeli bir haber üzerine uçağa atladığı gibi gizlice İstanbul’a geldi ve yine gizlice geri döndü…

Yılmaz Güney’i gizlice İstanbul’a döndüren olay bir bebekti. Evet, sinemanın “Çirkin Kral”ının bir süredir beraber yaşadığı Çan’dan bir prensesi dünyaya gelmişti. Doğum sancılarının başlaması üzerine Amerikan Hastanesine yatırılan Can, geçtiğimiz hafta nur topu gibi bir kız çocuğu dünyaya getirmişti. Yüzünün üst kısmı ve gözleri tıpatıp Yılmaz Güney’e benzeyen, kıza Güney adı verilmişti. İşte baba Güney, kerime Güney’i görmek ve bir mavi boncuklu nazarlık takmak için işini bırakmış, bir günlüğüne İzmir’den İstanbul’a gelip dönmüştü.

Yılmaz Güney’in kızı hastanede hiç kimseye gösterilmedi. Gazeteciler yanına sokulmadı. Foto muhabirlerinin fotoğraf ‘çekmemesi için çok sıkı tedbirler alındı. Ve anne ile’ küçük Güney Perşembe günü öğleden sonra yine gizlice hastaneden çıkarılıp, bir taksiyle evine götürüldü. Yılmaz Güney’e bir kız evlat kazandıran, Can’da bu konuda konuşmamayı tercih etti…

Şimdi durum ne olacak? Hülya Koçyiğit’le aralarında yeni bir aşk doğduğu söylenen ve bu yüzden eski sevgilisi Nebahat Çehre’yle araları açılan Yılmaz Güney, çocuğunun dünyaya gelişi üzerine hayatına nasıl bir yön verecek? Çocuğunun babasız kalmaması için Can’la evlenip, öbür gönül maceralarına devam mı edecek? Yoksa büyük aşkı Nebahat Çehre ile mi hayatını birleştirecek? “Yiğit Yaralı Olur” filminde Hülya Koçyiğit’le çıril çıplak sevişme sahnelerinde görüldükten sonra “Yılmaz Hülya ile evleniyor” şeklinde ortaya atılan söylentileri mi doğrulıyacak? Yoksa, yoksa yine eski derbeder, fakat hür yaşantısına devam mı edecek? Bütün bu soruların cevabım zaman gösterecek. Bilinen şey, Yılmaz Güney’in bugünlerde büyük bir karar arifesinde olduğu ve karar saatini artık kolay kolay geciktiremiyeceği merkezinde toplanıyor…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/pazar-dergisinin-1966-tarihli-516-sayisi/)

11.08.2019 11:55

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 11:42

    Serkan Akdemir

    vay vay yılmaza bak sen
  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:59

    DOĞAN SAMİ ULUÇ

    valide sultan o zamanlar kraliçeydi ancak güzelliği değişmedi onca yıla rağmen
  • Yayınlandı: 12 Nisan 2020 01:12

    Tugba

    Nebahat botton da aşk yüzüne az çekmemiş