Menü

Yönetmen Selda Alkor

– «Enver Bey, kamera şaryoyla yaklaşacak, tam şu hizaya gelince duracak. Ondan sonra bel plandan yavaş yavaş baş plana doğru geleceğiz. İntiharı ümit Beyin istediği gibi değil de, yüzün ifadesiyle, eksajere edilmiş mimiklerle vermek istiyorum!»

Yönetmen Selda AlkorYılların kameramanı Enver Burçkin, Ümit Utku’ya doğru baktı. Ümit Utku rahat bir koltuğa gömülmüş oturuyordu. O sırada genç ve güzel kadın kameraya yaklaştı ve gözünü vizöre yapıştırarak biraz önce kameramana tarif ettiği sahnenin kameradan nasıl göründüğüne baktı. Az sonra Ümit Utku da kalktı ve kameranın yanına yaklaştı.

– «Selda Hanım bu planın rejisörüdür, o ne istiyorsa öyle yapalım Enver Bey,» dedi.

Evet, bu anlattığımız sahne geçen hafta Emirgan’da bir köşkte kurulan «hapishane» sahnesinde aynen cereyan etti ve filim artisti – türkücü Selda Alkor, mesleklerine bir yenisini daha ekledi. Yerli filim rejisörü oldu…

«Baharda Solan Çiçek» filminin setinde bundan başka birçok ilgi çekici olaylar birbirini takip etti. Filmin başrollerinde Selda Alkor’la Önder Somer oynuyordu. Evet, 1961 yılında «Harmandalı» adlı efe filminde başrol oynayarak sinemaya giren Önder Somer, yıllarca karakter ve «menfi jön» (bu deyim kendisine aittir) oynadıktan sonra yerli sinema kurallarını altüst ederek tekrar jönprömiye oynamaya başlamıştı. Biliyorsunuz, «eski ayların kırpılarak yıldız yapılması gibi» eski jönler de yıllar geçince hemen karakter rollerine atlıyorlar. Öztürk Serengiz, Vahi Öz gibi karakterden başrole atlamalar olmuştu, ama onlar komedi filimlerinde başrol oynuyorlardı. Önder Somer janr değiştirmeden «menfi jön» den müspet jöne atlayan ilk isimdi. Ayrıca yılların sinema artisti Muazzez Arçay da uzun bir ayrılıktan sonra tekrar sinemaya dönmüş ve ilk olarak «Bahçemde Solan Çiçek» te oynamaya başlamıştı. Bunlar yetmezmiş gibi bir de Selda Alkor’un rejisörlüğü eklenince iş tamam oldu.

Selda Alkor iki prova yaptırdıktan sonra başını salladı ve «Olmuyor arkadaşlar, lütfen biraz daha hissederek oynayalım,» dedi. Sonra da arkadaşlarına nasıl rol yapmaları gerektiğini izah etti. Bu izahtan sonra yapılan prova «rejisör» ü memnun etmiş olmalı ki hemen kendi de yerini aldı ve kameraya bakmadan «motor» emrini verdi. Kamera çalışmaya, artistler de rollerini oynamaya başladılar. Tam bu sırada tekrar Selda’nın sesi duyuldu. «Stop!… Olmadı!…»

Yönetmen Selda AlkorSette herkes şaşırmıştı. Olmayan neydi acaba? Biraz sonra yattığı yerden ayağa kalkan Selda settekilerin merakını giderdi.

– «İntiharı mimikle vereceğim için yüz ifadesi çok mühim… Olmadı, istediğimi yapamadım. Kabahat benim. Tekrar çekeceğiz.»

Çaresiz, herkes eski yerine geçti ve aynı sahne bir daha çekildi. Işıklar yeni bir sahne için hazırlanırken biz de bugüne kadar daima artist veya şarkıcı olarak konuştuğumuz Selda Alkor’a yaklaştık ve onunla ilk defa «rejisör» olarak konuştuk. Selda Alkor yeni mesleği hakkında bize şunları söyledi:

– «Ben rejisörlüğü hiç bir şeye değişmeyecek kadar çok seviyorum. Sinema sanatının en mühim adamı bence rejisördür. O, iyiyse filim de iyi olur. O, kötüyse filim kötü olur. Bu bakımdan sinemaya girdiğim günden beri iyi bir rejisör olmak için çalışıyorum. Bunun için bir sürü kitap okudum. Hem sinema kitapları, hem de bir rejisörün her bakımdan kültürlü olması gerektiğine inandığım için diğer kitapları… Bu arada yabancı dilde yazılmış kitapları da tercüme ettirdim. Bu arada setlerde gözümü dört açıyor, rejisörlerin sette ne yaptıklarına, nasıl hareket ettiklerine dikkat ediyordum. Bizim memlekette sinema okulu olmadığı için artist de, rejisör de sinemayı yapa yapa öğreniyor. Ben hemen bir filmi başından sonuna kadar çekme mesuliyetini yüklenmek istemedim, ilk defa ‘Leylaklar Altında’ filminde birkaç mizansen denemesi yaptım. Bu filimde bunu biraz daha geliştireceğim. ‘Bahçemde Solan Çiçek’ filminin dörtte birinin rejisörü benim. Yakında ilk defa beğendiğim bir senaryoyu rejisör olarak filme çekeceğim. Dünyada kadın rejisör yok mu? Bizde bile var. Benim idealim bir ida Lupino olmak…»

Selda Alkor dünyaca meşhur, çeşitli armağanlar kazanmış olan İda Lupino’nun izinden yürümeye kararlı.

Bu arada söz hazır Seida’dan açılmışken onunla ilgili yeni haberi de vermeden geçmeyelim. Biliyorsunuz Selda doktordan rapor almış ve çalıştığı gazinodaki programlarına 1 hafta ara vermişti. Süre tamamlanıp Selda gazinoya gidince bu defa gazinonun sahipleri, «Artık senin burada çalışmana imkan yok» diyerek, onu sahneye çıkarmadılar. Buna çok kızan Selda Alkor, «Yakında konuşacağım. O zaman herkes kimin haklı, kimin haksız olduğunu öğrenecek. Şimdilik sadece şunu söyleyebilirim, 60 000 liralık alacağımı ödememek için beni sahneye çıkarmadılar,» diyor.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-35-sayisi)

10.08.2019 23:42

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 14:14

    BURAK UZUNYOL

    oyunculuğu kadar yönetmenliğide başarılıydı