Menü

Yunus Diye Diye Yollara Düştü

O gün yazdan kalma bir gündü sanki. Faruk Tınaz ceketini omuzuna attığı gibi kendisini evden dışarıya attı. Arabasını da bilerek almadan saatlerce dolaştı. Kafasındaki binbir düşünce yavaş yavaş dağılıyor, rahatlıyordu. Hoş Sadakla ve yeni longplayı ”Yunus Diye”de istediği başarıyı elde etmişti, ancak kendini yorgun hissediyordu. İşte bu ruhsal yorgunluğu düşündüğü sırada ayaklarının da ne kadar yorulduğunu anladı.



Ancak öyle bir çevreye gelmişti ki, ne bir taksi ne de dolmuş bulabildi. Bu sırada bir at arabasının geçtiğini gördü. Çocukluğunda Eskişehir’de binmiş olduğu arabaları hatırladı ve arabayı kiraladı. Ancak birkaç yüz metre gitti ki, çevresindeki şaşkın bakışlardan ve atın inatçılığından bunaldı. Araba bulabilecek bir yere geldiğini anladığında da arabayı sahibine bırakıp, stresini dağıtmak için çıktığı yolculuktan daha çok stres içinde kalmış olarak ayrıldı. Hani tıpkı Yunus Emre’nin yolculuklarına benzeyen bir gezinti yapmıştı sizin anlayacağınız…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-6-sayisi/)

17.09.2020 16:51

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar