Menü

Zafer Kupası Fenerbahçe’nin Oldu

İZMİR’DE «Zafer Kupası» ile gelen futbol şöleni vardı ama, ilgisizliğin en belirgin örnekleri yine sıralanmış, bu kez de «Yırtık ağlar» komedisi oynanmıştı.

Geçtiğimiz haftalarda «Lup»la hakem aranmış, tribünlerden «Aman ne olur kardeşim» diye, elinde lisansı bulunanlar yardıma çağrılmıştı. Daha sonra da yine bir hakem arama işlemi vardı. Fenerbahçe – Göztepe maçında takımlar sahaya çıkmıştı. Sarı – Lacivertli ekip 15 dakika önce ısınma hareketleri yapmaya başlamış, bundan 45 dakika sonra maç için düdük çalınmıştı. Olay sonradan yüzeye çıkmıştı. Ödemiş bölgesinden davet edilen hakemin, mektubu almadığı için maçı yöneteceğinden haberi olmamış ve böylece telefonla son dakikada kendisine haber verilebilmişti.



TÜRK FUTBOLU NASIL YÜKSELİR?

Yetkili ağızlar durmadan dinlenmeden «Türk Futbolu’nu yükselteceğiz» diye beyanatları ile toplumun karşısına çıka dursun bir hakem bulmanın güçlüğü futbolcuya azap vermişti. Ve Fenerbahçeli bir futbolcu bu durumda maçı üç saat oynadık sözünü söylemişti. Aynı futbolcu «Bize kabahat bulanlar, bir hakem tayinini yapamıyorlar» diyerek ne kadar haklı olduğunu da ortaya koymuştu.

Evet maçın bu kadar geç başlamasının sorumlusunun kulağı çekilmemiş «Ya bu işi yap ya da yapanı buluruz» denememişti. Böyle olunca elbette komedi devam edecek ve iş yırtık ağlara kadar gidecekti…



PENALTILAR DIŞARI GİDİYOR

Böylesine büyük bir Kupa’ya saygılı olmak gerekirdi. Öncelikle saha iyi hazırlanmalı, hiç bir olaya neden olmamak için çaba gösterilmeliydi. Oysa, sahada sonucu belli edecek «Ağlar delik deşik»di… Bunun farkına ancak Galatasaray – Altay maçı sonucunun penaltı atışlarına kalmasıyla varılmıştı.

Atılan penaltılardan ikisinde bir anda topun dışarda görülmesi ortalığı karıştırmış, biri «gol», diğeri «hayır» demişti. Yapılan araştırma ağların yırtık olduğunu göstermişti…



ŞAHANE CEMİL

Geçtiğimiz çarşamba akşamı İzmir Atatürk Stadı’nda oynanan iik maçta Fenerbahçe ile Altay karşı karşıya gelmişlerdi. Bu maçta iyi oynayan Fenerbahçe’yi yine bir Fenerbahçeli Cemil gölgede bırakmıştı. Futbolda parlamanın örneğini veren Cemil, oyununu 5 golle de süslemiş ve «Ben yine gol krallığında başa oynarım» sinyalini çakmıştı. Fenerbahçe, Cemil’le daha bir ışınlattığı oyunu 5-0 kazanıp final oynama hakkını elde etmişti…



BEŞİKTAŞ GALATASARAY’I YİNE YENDİ

İkinci maç Beşiktaş’la, Galatasaray arasındaydı. Mevsim başında her iki takım da birer kez, birbirlerini Kupa maçlarında saf dışı bırakmışlardı. Bu kez başka bir Kupa ve rövanş için sahaya çıkmışlardı. Galatasaray oyuna hızlı girmiş, bu hızını devam ettiremeyince final oynamayı 2-1’lik yenilgi ile Beşiktaş’a bırakmıştı. Bu maçta görülen tek şey takımların golcülerinin aynı hızla işe devamı ve Sinan’ın attığı şahane goldü.



BÜYÜK FİNAL

Mevsim başından beri durmadan, dinlenmeden birbirleriyle maç yapan Fenerbahçe ve Beşiktaş işte bir final maçı daha oynayacaklardı… Ortada önemli bir Kupa vardı… «Zafer Kupası» mevsim başında moral yönünden de takımlara katkısı olacak bir Kupa’ydı. Sonra Spor Yazarları Kupası’nda oynanan ve 5 – 4’lük maçın rövanşı da bu maçın içindeydi. Fenerbahçe, Altay karşısında olduğu gibi hızlı girdiği oyunda Osman’ın golü ile işi götürmüş, daha sonra Kupa’yı kucaklamıştı. Burada da golcülerden Osman konuşmuş, «Beni unutanlar yanılıyorlar» diyerek değerini ispatlamıştı. Bunun yanında Beşiktaş için en çok sevinilecek durum kaleci Mustafa’nın güven veren oyunuydu. Öncelikle son dakikalarda Osman’ın şutunu kurtarması İzmir Atatürk Stadı’ndaki futbol şölenine ayrı bir renk getirmişti. Bundan böyle tekrarlanacak olan bu turnuvanın ilk yılında üç büyüklerin eline 300’er bin lira kalıyordu.



MODERN SEYYAH

«Modern seyyah» Fenerbahçe’nin bu kupa ile işi bitmemişti. Transfer ayında kadrosuna aldığı Zafer için Ankaragücü ile karşılaşacaktı. İzmir bitmiş, İstanbul’a dönüş olmadan Ankara’nın yolu tutulmuştu.

Hazırlık maçlarında bir varlık gösteremeyen Ankaragücü önünde Fenerbahçe’nin «Kupa» morali ile maça asılacağı ve götüreceği beklenmişti.. Oysa ağır saha futbol oynamaya hiç de elverişli değildi. Buna rağmen futbolcular gayretli gözükmüşler ve öncelikle golcülerden Osman yine sahneye çıkmıştı. 2-2’lik sonuç önemli değildi. Önemli olan Fenerbahçe’nin çamurda da futbol oynayabileceğini ispatlamasıydı.



DİĞER TAKIMLAR DA BOŞ DURMADI

Lige bir hafta kalması diğer takımları da hafta içinde ve sonunda hazırlık maçlarına itmişti. Bunların arasında Boluspor ve Eskişehirspor iki maç yaparak Fenerbahçe’nin hızına yaklaşmışlardı. Eskişehirspor ilk maçta ikinci ligden Kütahyaspor’u 6 golle yenerken ümit vermişti. Boluspor da, Ankaragücü önünde 3 gollü bir galibiyet almış ve «ligde yine benden korkun» demişti. Hafta içi galipleri Boluspor ve Eskişehirspor bu kez karşılıklı gelmişler, sonuç 2-2 beraberlikte düğümlenmişti.



Karadeniz takımları kendi aralarında maç yapmaya bu hafta da devam etmişlerdi. Yine öyle olmuş, bu kez ligin yeni takımı Trabzonspor Giresunspor’u 2-0 yenerken zorlanmamıştı. Sonuç olarak Trabzonspor «Ben bu halimle ligde tutunurum» sözünü doğrulamıştı.

Adnan Süvari ile kolları sıvayan Göztepe, Mersin’e 3-1 yenilirken öteki karşılaşmaların sonucu şöyleydi. Sakaryaspor – Şekerspor: 0-0, Konyaspor – Konya İdmanyurdu: 1-1, Kırıkkale – Gençlerbirliği: 1-0, Kayserispor – Orduspor: 1-0, Adanaspor – İskenderunspor: 2-1, Hatayspor – Ad. D.Spor: 3-2, Kocaeli – Bursaspor: 2-2.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-27-sayisi)

02.03.2021 00:14

Kategoriler:   Spor

Yorumlar