Menü

Zonguldakspor’da Transfer Hezimeti

GEÇTİĞİMİZ mevsim başarmanın, yükselmenin zevkini yaşamıştı Zonguldakspor… Evet yükselmek iyiydi, yalnız yükselmen yerde durabilmek, aşağılara düşmemek bu yükselişten daha zordu.

Danıştay, Federasyon ve ilgililer birtakım sorunları çözmeye çalışırken bunun içine Zonguldakspor’u da sokmuşlardı. Zonguldakspor’un «lafa pabuç» bırakacak hali yoktu. Bir yere gelmişti, bileğinin hakkı ile özlemini çektiği Birinci Lig’e çıkmıştı. Buradan sökülüp atılmak istemiyor, çalışmalarını bu düzende götürüyordu.



Bir dolu sorunu vardı Zonguldakspor’un. Bunlar her takımda hemen hemen aynı niteliği taşıyan sorunlardı. «Şampiyonluk hedefimize isabet kaydettikten sonra biz Karaelmas kentinin centilmenleri Birinci Lig’de daha da büyüyecek, önce Balkanlar’da, daha sonra Avrupa’da sesimizi duyuracağız» diyen eski başkan Hüseyin Öztek ve yönetimindeki bazı arkadaşları şimdi görevde değillerdi. Ve şimdi Zonguldakspor, Mustafa Demirel başkanlığında yönetilirken kendisi ve arkadaşları geçmiş yönetim kurulunun sözlerini ve iddialarını ortaya koyamıyorlardı.



Nedeni açıktı bunun. 5 milyon borç içinde bulunuyordu «Kara Elmas» kentinin takımı Zonguldakspor. Maddi olanaksızlıklar gidip transfer sorununa dayanmış ve Abdullah Matay’ı şu sözleri söylemeye yöneltmişti. «Temmuz ayının yarısında yeni takımımı çalıştırma görevi aldım. Bazı oyuncuları gideceğim takıma getirmek için seçmiştim. Bunlar öncelikle forvet elemanları idi. Çünkü Zonguldakspor’u geçen yıl izlediğimde defans yönünden bana güven vermişti. Ama, «Evdeki hesap her zaman pazara» uymuyordu. Ancak 26 temmuzda para bulunabilmiş, bu arada «atı alan, çoktan Üsküdar’ı» geçmişti. Vefa’dan Faruk, Hidayet, Düzce’den Erhan, Galata’dan Arif, Bolu’dan Eyüp ve Hacettepe’den Osman yeni transferlerdi. Şunu da belirtmek isterim ki bu futbolculardan çoğu yine defans elemanıydı. Gözüm Fenerbahçeli İbrahim’dedir. Bu futbolcunun ileri uç için mutlaka Zonguldakspor’a kiralanması gerekir.»

Matay, Zonguldakspor’un teknik sorunlarını anlatmıştı. Bu kadar transfere bile 2 milyon ödendiği düşünülürse, Matay’ın isteklerinin ne kadar zor olduğu gerçeklik kazanıyordu.



Evet geçen yıl verilen sözler, yapılan beş vaadler şimdi yerini sağduyulu düşünceye bırakmıştı. Artık «Balkan» ve «Avrupa» sözleri edilmiyordu. Çünkü yeni başkanın da söylediği gibi «Halk elini cebine atmayı» unutmuştu. Böyle olunca gerçek daha bir su yüzüne çıkıyordu. Maaşlar vardı, primler vardı, deplasman ve kamp masrafları vardı. Dahası Birinci Türkiye Ligi’nde acemilik vardı… Eee bu durumda «At martini» dedirtmemek için işin kökenine inmek gerekiyordu. Bu takımla, yani eldeki elemanlarla en iyisini yapmak için çalışılacaktı. Amaç bu yıl Birinci Lig’de bir tutunabilmekte noktalanıyordu. Geleceğin ne getireceği, ligdeki durumu başarıya dönüşürse halkın katkısının ne olacağı belli değildi. Bunlar oluşursa Zonguldakspor elbette daha önce söylediklerini gerçekleştirecek duruma gelecekti. Şimdi tüm Zonguldak’ın düşüncesi ve duası buydu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-24-sayisi)

20.01.2021 00:09

Kategoriler:   Spor

Yorumlar